4.Olağan Genel Kurul Basın Açıklaması

BUSEN 4. Olağan Genel Kurulunu yaptı. Katılımın yoğun olduğu genel kurulda heyecan doruktaydı.

Ulaştırma iş kolunda faaliyet gösteren BUSEN çalışanların sözcüsü olmaya devam edecek görünüyor. İdeolojik ve siyasi sendikacılığı red eden BUSEN bu şekilde düşünen memurların toplandığı bir merkez haline geldi.

Bu seçimde Tuncay Altun yeniden genel başkan seçilerek güven tazeledi. Yönetime farklı isimler girdi.

Genel Başkan Tuncay Altun sendika Genel Merkezi binasında yaptığı açıklama ile kamu görevlilerine seslendi.

 

BUSEN sizlerin arzuladığı şekilde sadece hak aramak için kurulmuş bir sendikadır.

Genel Başkan Tuncay Altun Ulaştırma çalışanları seslenerek şu ifadelerde bulundu: ‘’ BUSEN sizlerin arzuladığı şekilde sadece hak aramak için kurulmuş, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olamamış, genel menfaatleri bireysel menfaatlerin üzerinde tutmuş, memurları bir sıçrama tahtası olarak görmemiş ve görmeyecek kişilerden oluşmuş bir kadroya ve inanca sahip sendikadır.’’

 

Memurlar emekli olmak istememektedir.

Genel Başkan Altun memurun alım gücünün düştüğünün aşikâr olduğunu, bunu görmemek için de kör olmak gerektiğini belirterek,  masa başında kaybedilen hakların ve alındığı iddia edilen zamların güneş karşısında kartopu gibi hızlı bir şekilde eridiğinin altını çizdi.

Altun şöyle devam etti: ‘’Ufak istasyonlarda zaman kaybeden yetkili sendikalar her nedense asıl sorunları tespit etmekte ve gündeme getirmekte yetersiz kalmaktadır. Memurlar emekli olmak istememektedir. Bunun altında yatan gerçeği görmemekte inat edenlere sesleniyorum. İşçide memurda kamu çalışanıdır. Ama her nedense memurlar onlarca yıldır üvey evlat olarak görülmüştür ve görülmektedir. İşçi kardeşlerimizin emekli olduğu zaman aldıkları emekli tazmin ataları ve bağlanan maaşlar olması gerekendir. Emekli olduktan sonra insanca yaşayabilmek için gerekli olan bir seviyededir. Bunun altını çizmek istiyorum. Ancak her nedense memur emekli olduğunda aldığı tazminat bu sınırın çok çok altında kalmaktadır. Bağlanan maaş ise komiktir. Memur çalışırken aldığı maaşın yarısı ile açlığa mahkûm edilmektedir. Bu nedenle memur 65 yaşına kadar çalışarak aç kalmak istememektedir. İktidar öncelikle bu konuya el atmalıdır.’’

 

Toplu sözleşme masasına BASK sendikalarının oturması zamanı gelmiştir de geçiyor.

Altun memurun emekli olduğu zaman aldığı tazminat ile bir ev alabilmesi ve bağlanan maaş ile de insanca yaşayabilmesi gerektiğini ifade ederek sözlerine şöyle son verdi: ‘’Toplu sözleşme masasında ne konuşuluyor anlayabilmiş değiliz. Memurlar sürekli hak kaybına uğruyor.

Artık bu gerçekler şunu göstermektedir. Türkiye konjonktüründe her ne kadar olması zor ise de bağımsız bir sendikacılık anlayışının kuvvet bulması gerekmektedir. Toplu sözleşme masasına BASK sendikalarının oturması zamanı gelmiştir de geçiyor.

Obozit sendikalar masa başından kalkmalıdır. Memur artık uyanmalı ve kendine gelmelidir.

Bu genel kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyor, tüm ulaştırma çalışanlarını memurun son kalesi olan BUSEN de toplanmaya ve birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.’’

Share This:

Genel Kurul İlanı

Yönetim Kurulumuz toplanarak 15.03.2014 tarihinde yapılan sendikamızın 3. Olağan Genel Kurulunda yönetim kuruluna verilen yetkiye binaen ve tüzük gereği sendikamız BUSEN 4. Olağan genel kurulunun 17.07.2017 tarihinde ‘Afyon Sokak Dinçer Apt. D: 7 Sivas’  adresinde saat 10:00 da aşağıdaki gündemle toplanmasına,

Çoğunluk sağlanmadığı takdirde genel kurulumuz aynı yer ve saatte 24.07.2017 tarihinde çoğunluk şartı aranmaksızın toplanmasına karar vermiştir.

Hazirun listesi genel merkezimizde ilan edilecektir.

 

GÜNDEM (Saat: 10:00 -12:00)

  1. Açılış
  2. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması
  3. Divan Seçimi
  4. Genel Başkanın Konuşması
  5. Denetleme Kurulu Raporunun okunması, Müzakeresi ve ibrası
  6. Faaliyet Raporunun Okunması, Müzakeresi ve okunması
  7. Mali Raporun okunması, müzakeresi ve ibrası
  8. Tahmini bütçenin okunması, müzakeresi ve ibrası
  9. Yönetim Kuruluna verilecek yetkilerin müzakeresi ve kara bağlanması
  10. Tüzük değişikliği
  11. Misafirlerin konuşması
  12. Dilek ve temenniler

GÜNDEM ( Saat: 12: 00 – 17:00 )

13.Zorunlu organların seçimi

14.Konfederasyon Üst Kurul Delegelerinin seçimi

15.Kapanış

Share This:

Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun

Share This:

Özümüze nasıl döneceğiz?

Çocukluğumuz başka kültürlerin ülkemizde estirdiği rüzgârlara kapılmakla geçti.

1980 öncesi ve hemen sonrasında öyle bir rüzgâr esiyordu ki…

Kovboy filmleri olarak ta adlandırdığımız western filmleri sinema salonlarını dolduruyordu. Pazar günleri TRT 1 de izlediğimiz western filmi için delirirdik. Amerika kıtasının asıl yerlisi olan Kızılderililerin yok edilmesine alkış tutardık.      O film kovboyu haklı bir mücadelenin tarafı     Kızılderili’yi ise vahşi bir yaratık olarak tanıtırdı.

Batı sinema ile ulaşamadığı yerlere çıkardığı çizgi romanlarla ulaşmaya çalışırdı. Zagor,     Teksas, Tommiks , Mister No, Kızılmaske, Swing, gibi çizgi romanları okumayan var mıdır?

Her çocuğun gencin elindeydi bu romanlar.

Ya Çin filmlerine ne demeli?

Kung Fu filmleri abuk subuk konularıyla   bizleri sinema salonlarına çekiyordu. Havada uçan adamlar, abartılı güçlü insanlar vs.

Çin dahi kendi, kültürünü bu şekilde bizlere empoze ediyordu.

Tam o esnada Türk filmleri bizlere umut olur diye düşünürken bir bakıyorduk ki onlarda bu rüzgârın etkisi altına girmişti.

Battalgazi, Malkoçoğlu filmleri her ne kadar milliyetçilik duygularımızı körüklüyordu ama bu filmlerin realiteden uzak ve Çin filmlerinin etkisinde olduğunu da inkâr etmemek gerekir.  Bir zıplayışta kale duvarlarını aşan kişiler, havada asılı durmalar vs. Bizimle örtüşen, bizi anlatan filmleri izlemekten bir türlü bıkmadık ve onları hala izliyoruz. Bunlara en güzel örnek Kemal  Sunal, Şener Şen filmleridir.

Batı kültürü ile öyle bir yoğrulduk ki…

ABD Rambo filmleriyle kendilerinin yenilmezliğini tüm dünyaya empoze etti durdu yıllarca. Bizde buradan payımızı aldık.

Biz bunlarla uğraşırken batı aldı başını gitti. Onları bilim ve teknolojide yakalamak imkânsız hale geldi. Bunu ümitsizlik olarak söylemiyorum ama bir gerçeği de bilmek gerekir diye düşünüyorum. Biz hala tarihin o şatafatlı günlerine kendimizi hapsetmiş olarak yaşıyoruz. Ayaklarımız yere basmıyor. Kendimize bir türlü gelemiyoruz. Çünkü o dönemlerde bu milletin vücuduna zerk edilen zehir hala etkisini sürdürüyor.

Batının kendi kültürünü empoze etmek için kullandığı argümanları saptayıp onları nötr edecek projeler ve alternatif atılımlar gerçekleştirmeliyiz.  Kendi kültürümüzle barışık diziler, filmler hızlı bir şekilde yayına girmelidir. Son günlerde furya hale gelen diziler gibi değil elbette.

Çevrilen filmler yurt dışına servis yapılabilecek kalite ve içeriğe sahip olmalıdır.

Kültürüne, örfüne, geleneklerine bağlı milletlerin ayakta kalabildiğini hep görüyoruz. Hatta dünya da hep etkili oluyorlar.

İşte Çin, Rusya, İngiltere vs.

Batının teknolojisini alalım derken onların bizlere gönderme yaptıkları değerlerinde boğulmanın anlamı nedir?

Bu milletin kurtuluşu öz değerlerine dönüşüne; örfüne, âdetine ve geleneklerine bağlılığına ve çalışmasına, üretmesine bağlıdır.

Çalışmayan, farklı üretim yapmayan milletler hep bu menfi etkilere maruz kalmaya devam eder. Türk Milleti bir an önce batı hayranlığı    batağından kurtulmalıdır. Ancak o şekilde bu zerk edilen zehir vücuttan hızlı bir şekilde atılır.

Ama sadece kurtuldum demekle de olmuyor, Kendi kalitemizi, markalarımızı, üretimimizi, teknolojimizi güçlendirmemiz gerekmektedir

Öze dönüş ve teknoloji ile barışık olma       yolunda emin adımlarla ilerleyelim inşallah.

Selam ve dua ile.

 

Share This:

TCDD PROMOSYONLARI YİNE HÜSRANLA SONUÇLANDI

Yaklaşık 25500 personeli bulunan TCDD personeli yine beklentilerinden düşük bir tutar olan 1600 TL Promosyona razı olmak zorunda bırakıldı. Diğer kurumlar ve ufak belediye çalışanlarının aldıkları Promosyon miktarına bakarak razı olunan bu miktarın ne maksatla kabul edildiğini anlamak gerçekten güç. Mali potansiyeli personel sayısına bakıldığında çok yüksek olan TCDD’nin kendisi içinde böyle bir promosyon miktarını kabul etmesini anlaşılır değil.

Biz TCDD personeline yapılan bu haksızlığı KINIYORUZ.

Bu tür haksızlıklara maruz kalınmaması için sizleri BUSEN’e destek vermeye davet ediyoruz.

Haksızlığa hiç bir zaman uğramanız temennisiyle.

Share This:

Yol Bakım Onarım Müdürleri Km Tazminatı

Yol Bakım Onarım Müdürlerinin Km tazminatı almaları için TCDD Genel Müdürlüğüne yazdığımız yazının cevabı malesef olumsuz geldi.

Share This: